E Nabız Bilgi

Diyaliz Hastalarının 2025 İstatistikleri ve Türkiye’de Sağlık Sektörü Beklentileri

19.08.2025
Diyaliz Hastalarının 2025 İstatistikleri ve Türkiye’de Sağlık Sektörü Beklentileri

Türkiye, Avrupa’da ev hemodiyalizi hasta sayısı açısından ikinci, dünya genelinde ise üçüncü sırada yer almaktadır. Güncel verilere göre, yaklaşık 68.000 kişi son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görmekte ve bu hastaların önemli bir kısmı, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi ek rahatsızlıklarla mücadele etmektedir.

Uzmanlar, “Diyaliz tedavisi sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da hastalar için ciddi bir yük oluşturuyor. Hastaların yaşam kalitesi ve tedaviye uyumu, multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor,” diyor Dr. Ayşe Kılıç, nefroloji uzmanı.

İstanbul’da anadolu yakasındaki sektör liderlerinden olan Pendik ilçesindeki Boğaziçi Diyaliz Merkezi esnek çözümleri ile iş hayatı ve günlük yaşamını fazla aksatmadan tedavi görmek isteyen  hastalara evde diyaliz vs. gibi büyük imkanlar sağlıyor. Özel diyaliz merkezleri, Türkiye’deki hemodiyaliz hastalarının yaklaşık %71,5’ine hizmet vermektedir. Bu merkezler, devlet hastanelerine kıyasla daha esnek hizmet saatleri, kişiye özel bakım ve modern cihazlarla donatılmış altyapılarıyla öne çıkmaktadır.

Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı için diyaliz merkezi planlamasında hemodiyaliz cihazı başına düşen hasta sayısını dikkate alarak yeni merkez açılmasına şu an için gerek olmadığını belirtmiştir. Ancak sektör analistleri, mevcut merkezlerin kapasite ve hizmet kalitesinin artırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Önde gelen bir sağlık yöneticisi, “Diyaliz cihazlarının teknolojik olarak güncellenmesi ve personel eğitimlerinin düzenli olarak artırılması, hizmet kalitesini doğrudan etkiliyor,” ifadelerini kullanıyor.

Diyaliz tedavisi, hastalar için yalnızca fiziksel bir süreç değil; psikolojik ve sosyal destek gerektiren bir yolculuktur. Sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar, hastaların tedaviye uyumunu ve yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynamaktadır. Sektörün önde gelen merkezleri, bu yaklaşımı benimseyerek, hastaların hem tedavi sırasında hem de günlük yaşamlarında daha sağlıklı bir deneyim yaşamasını hedeflemektedir.

Türkiye’de diyaliz hizmetlerinin büyük çoğunluğu şehir merkezlerinde yoğunlaşmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirler, modern cihazlarla donatılmış çok sayıda özel ve devlet merkezine ev sahipliği yapmaktadır. Bu merkezler, hijyenik ve güvenli bir ortam sağlamak için sürekli olarak altyapılarını güncellemektedir.

Prof. Dr. Mehmet Yıldız, nefroloji alanında uzun yıllar çalışmış bir akademisyen olarak, “Diyaliz merkezlerinin hasta odaklı olması, sadece tedavi sürecinde değil, hastaların genel yaşam kalitesinde de fark yaratıyor. Sosyal alanlar, psikolojik destek ve modern cihazlar bu sürecin ayrılmaz parçaları,” diyor.

Sektörün geleceği, teknolojik gelişmeler ve hasta memnuniyetine odaklanan hizmet anlayışına bağlı olarak şekilleniyor. Uzmanlar, özellikle online su arıtma sistemleri, otomatik hemodiyaliz cihazları ve hasta izleme yazılımlarının önümüzdeki yıllarda standart hâline gelmesini öngörüyor. Bu sayede hem tedavi etkinliği artıyor hem de hastaların günlük yaşamlarında daha az kesinti yaşanıyor.

Sonuç olarak, Türkiye’de diyaliz sektörü 2025 itibarıyla hem istatistiksel olarak hem de hizmet kalitesi açısından gelişmeye devam etmektedir. Modern altyapı, deneyimli sağlık kadrosu ve insan odaklı hizmet anlayışı, son dönem böbrek yetmezliği tedavisi gören hastalar için yaşam kalitesini artıracak önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Sektör uzmanları, önümüzdeki yıllarda bu merkezlerin daha entegre, teknolojiyle desteklenmiş ve hasta odaklı hizmet sunan yapılar hâline geleceğini öngörüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.